Çok Uyruklu Yabancı Yatırımcıların Karşılaşabildiği Potansiyel Vergi Numarası Sorunu
Av. Cemil Şaar
Bu yazıdaki bilgiler yayımlandığı tarih itibarıyla günceldir; bununla birlikte mevzuat sürekli gelişmekte ve değişmektedir. Herhangi bir işlem yapılmadan önce yürürlükteki mevzuatın teyit edilmesi ve hukuki danışmanlık alınması önem taşımaktadır. Ek olarak; bu yazıda tüm konulara yer verilmemiştir, temel bilgiler aktarıldıktan sonra kişisel veya mesleki nedenlerle şahsen önemli gördüğüm hususlara dikkat çekilmiş olup yazı bu hâliyle hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır.
I. GİRİŞ
Yabancı uyruklu gerçek kişiler, çalışma izni mevzuatının öngördüğü ve sair şartları yerine getirmek suretiyle Türkiye'de şirketlerin yüzde yüzüne ortak olabilmekte; çoğu durumda Türkiye'de fiziki olarak bulunmaksızın, vekâletname aracılığıyla şirket kurulumu gerçekleştirebilmektedir. Uygulamada şirket kuruluş süreci ilgili ticaret sicil müdürlüklerinin yoğunluğuna ve yapılan ön hazırlığa göre genellikle bir veya iki hafta içerisinde sonuçlanmakta olup temel prosedür görece basittir.
Aslında küçük ve son derece basit bir prosedür olan potansiyel vergi numarası alınması, birden fazla yabancı vatandaşlığa sahip gerçek kişiler açısından gizli bir sorun barındırmaktadır. Bu sorun tahminimce kanun koyucu tarafından amaçlanmamış, öngörülmemiş bir niteliktedir zira söz konusu olabileceği senaryo da son derece nadirdir. Birden fazla yabancı vatandaşlığa sahip bir müvekkilimin vergi numarası alınması aşamasında öğrendiğim bu sorunla şahsen de sadece bir defa karşılaşmış bulunmaktayım.
Dolayısıyla ufak ama önemli bir soruna dikkat çekme amaçlı bu yazı da kısa ve konu odaklı tutulmuş olup, şirket kurulumuna veya Ticaret Hukukuna dair detaylı bilgilere veya uzun sistemik tartışmalara burada yer verilmemiştir.
II. POTANSİYEL VERGİ KİMLİK NUMARASI: TEMEL BİR GEREKLİLİK
A. Potansiyel Vergi Numarasının Fonksiyonu
Türkiye'de herhangi bir ticari faaliyette bulunmak, banka hesabı açmak, taşınmaz edinmek veya şirket kurmak isteyen yabancı uyruklu gerçek kişilerin öncelikle bir potansiyel vergi numarası alması gerekmektedir.
Vergi Kimlik Numarası 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun ("VUK") 8. maddesi kapsamında her türlü vergisel işlemin temel referans noktasını oluşturur ve uygulamada neredeyse her resmî işlemde ibrazı istenen bir tanımlayıcı işlev görmektedir. Potansiyel vergi numarası da buradan sadır olmamakla birlikte Türkiye’de vergi mükellefiyeti olmayan kişiler açısından tanımlayıcı görevi görmesi suretiyle benzer bir fonksiyona sahiptir.
B. Yabancı Uyruklu Gerçek Kişiler İçin Potansiyel Vergi Numarasının Alınması
Yabancı uyruklu gerçek kişiler, potansiyel vergi numarasını yetkili bir vergi dairesine bizzat başvurarak ya da Gelir İdaresi Başkanlığı'nın ("GİB") Dijital Vergi Dairesi (dijital.gib.gov.tr) üzerinden çevrimiçi olarak alabilmektedir. Çevrimiçi sistem, başvurucu tarafından girilen pasaport bilgilerinin Türkiye'ye giriş kayıtlarıyla —yani göç idaresi veri tabanındaki kayıtlarla— çapraz doğrulanmasına dayanmaktadır. Giriş kaydıyla örtüşen pasaport bilgileriyle sisteme girilmesi durumunda vergi kimlik numarası tanımlanmakta; aksi hâlde sistem işlemi tamamlayamamaktadır.
III. BİRDEN FAZLA UYRUKLULARIN KARŞILAŞTIĞI GİZLİ PROBLEM
A. Sorun
Birden fazla vatandaşlık sahibi olmak, yaklaşık son 50 yıldır, daha spesifik olarak da son 20 sene içerisinde giderek yaygınlaşmış bir durum olup, bu haliyle insanlık tarihinde son derece yenidir. Kanaatimce vatandaşlık kavramı, ulus devletlerin ortaya çıkışı ile birlikte sahip olmaya başladığı anlamını kaybetmeye devam edecek olup, bu da ilgili mefhumun yaygınlığını arttıracaktır.
Türkiye'ye giriş yapan ve birden çok vatandaşlığa sahip yabancı yatırımcı, haliyle ülkeye sahip olduğu pasaportlardan birini kullanarak girecektir. GİB'in sistemi vergi kimlik numarasını, kişinin Türkiye'ye girişte kullandığı pasaporttaki bilgilerle eşleştirmektedir. Bu nedenle A pasaportuyla Türkiye'ye giriş yapan çok uyruklu bir kişi, vergi kimlik numarasını yalnızca o pasaport numarasıyla ilişkilendirilmiş şekilde alabilmektedir. Aksi halde kişinin emniyet / göç idareleri tarafından temin edilmiş bilgileri ile potansiyel vergi numara başvurusunda kullandığı bilgileri uyuşmamakta, numara temin edilememektedir.
Konu ilk bakışta teknik bir ayrıntı gibi görünebilir; ancak pratikte, çok sınırlı vakalarda, önemli bir sorun ortaya çıkabilmektedir. Çok uyruklu kişiler seyahat ederken farklı nedenlerle farklı pasaportlarını kullanabilmektedir. Dolayısıyla Türkiye'ye girerken tercih edilen pasaport, her zaman kişinin ticari veya yatırım faaliyetlerinde esas almayı planladığı pasaport olmayabilir. Böyle bir senaryoda ise Türkiye'ye A ülkesinin pasaportuyla giriş yapmış olan kişi, B ülkesinin pasaport numarasını esas alarak potansiyel vergi numarası almak istediğinde sistemi geçemeyecektir. Ülkeye yeniden giriş yapmak gibi yollarla diğer pasaportunu da sisteme kaydetmesi gerekecek veya yatırımını girişte kullandığı pasaportuyla yapmak zorunda kalacaktır.
B. Sebebi
Tespit edebildiğim kadarıyla söz konusu bağlantı mekanizması, açık bir yasal düzenlemenin değil, GİB veri tabanının göç idaresi kayıtlarıyla kurduğu teknik entegrasyonun bir ürünüdür. Başka bir ifadeyle çok uyrukluların yalnızca giriş pasaportlarıyla vergi kimlik numarası alabileceğini açıkça düzenleyen bir kanun maddesi ya da yönetmelik hükmü, tarafımca tespit edilememiştir.
Bu durum birkaç soruyu gündeme taşımaktadır: Bu sonuç, bilinçli bir politika tercihinin mi yoksa konunun etraflıca düşünülmemiş olmasının mı ürünüdür? Eğer bir politika tercihiyse bunun hukuki dayanağı nedir ve bu tercih, yabancı yatırımcıları teşvik etmeye yönelik genel politika hedefleriyle ne ölçüde örtüşmektedir? Çok uyrukluların farklı pasaportlarını idari açıdan mutabık kılmasına imkân tanıyacak bir mekanizma neden öngörülmemiştir?
Bu tip sorularda neredeyse her zaman olduğu gibi kanaatimce yine bu olayda da cevap Occam’ın usturası ile bulunacaktır. İnsanlarca kurulan tüm sistemlerde olduğu gibi burada da basit bir özensizlik söz konusu olup, idare bu durumu gözetememiştir. En olası cevap budur.
IV. SONUÇ
Türkiye'de yabancı yatırımcı olarak şirket kurmak, prosedürel açıdan görece erişilebilir bir süreçtir. Yasal çerçeve yabancı yatırımı açıkça mümkün kılmakta; dijitalleşen altyapı ise uzaktan işlem yapılabilmesine olanak tanımaktadır.
Dijitalleşme süreci kapsamında ortaya çıkan; düşünülerek değil de ancak uygulama neticesinde öğrenilebilecek sistemsel sorunların çözümü, bu sorunların ilgili makamlarca öğrenilmesi üzerine mümkün olabileceğinden, yazının bu kişilere de ulaşmasını temenni ediyorum.
Yukarıda da belirttiğim üzere bu küçük ama büyük etkileri olabilen sorun açısından çözüm son derece basittir. Birden fazla pasaport sahibi kişilerin sahip olduğu tüm pasaportları vergi numarası iktisabında kullanabilmesi veya yine dijital sistem üzerinden bir tür “sonradan entegre etme” imkanı tanınması ile mesele çözülebileceği gibi bir adım ileriye gidip, etkin bir şekilde denetlenecek olması kaydıyla, kişilere Türkiye’ye girişte tüm pasaportlarını beyan etme zorunluluğu da yüklenebilir.
Bu gibi beklenmedik sonuçlarla karşılaşmamak adına Türkiye’de yatırım yapmayı planlayan kişilerin alacakları hukuki desteği, harekete geçmeden önce alması, kendilerini bu ve benzeri “gizli” risklerden koruyacaktır.